banner3

05 Aralık 2019 Perşembe

Toplumsal müesseselere güven kaybı Almanya için büyük tehlike

Almanya'yı anlamak

28 Kasım 2019, 14:12
Almanya'yı anlamak
İstihdam, enflasyon, üretim, gayri safi milli hasıla, ihracat, cari fazla, bütçe fazlası, faizlerin düşüklüğü vs gibi ekonomik verilere baktığımızda Almanya’nın en iyi dönemlerinden birisini yaşamakta olduğunu görüyoruz.

Avrupa Birliği’ndeki liderliğini güçlendirmesi, ABD’nin ekonomik hamlelerine karşı çıkışta gösterdiği özgüven, Rusya ile ilişkilerini sürdürülebilir bir çerçeveye oturtması, Çin’i bir yandan insan hakları konusunda taciz altında tutarken ekonomik alanda onunla geliştirdiği ilişkiler ve üretimdeki kalitesi sebebiyle dünya pazarlarındaki güçlü konumu hemen her çevre tarafından kabul edilmektedir.

Almanya, iki dünya savaşının suçlusu olması sebebiyle siyasi arenada kendisine verilmeyen fırsatları bilhassa ekonomik anlamdaki güçlülüğü ve kararlılığıyla dengeleme çabalarında istediği neticeleri büyük ölçüde elde etti. Aynı şekilde AB’nin arkasına gizlenerek askeri alanda da hayalindeki hedeflere ulaşmak için bütün imkanları kullanıyor.

Avrupa’nın son yıllarda içine düştüğü teknolojik ilerleme zafiyeti ve yaşlanan nüfusa rağmen katı kurallarını terk etmeyen Almanya, bilhassa dijital çağın gereklerine göre mücehhez olmak için aşırı gayret sarf ediyor. Ülkede hissedilen bir sosyal çözülmenin varlığına rağmen eğitim sistemini yeni şartlara göre dizayn etme çabaları istenen neticeleri henüz vermemekle birlikte ısrarla yürütülüyor.

Ekonomiyle ve gelişmişlikle alakalı hususlarda gözle görülür bu manzaraya siyasi gelişmelerde ne yazık ki şahit olamıyoruz. Alman siyaseti gittikçe zayıflıyor. Siyasetçiler ağırlıklarını kaybediyor. Geleneksel tavırlar yeni problemlere çözüm bulmayı bırakalım yeni problemler üretiyor. Merkez sağ ve soldaki erime aşırı uçları besliyor. Liberallerin hızla ırkçı bir çizgiye kaymaları siyasetteki denge unsurunun kaybolmasına yol açtı. Çevreci bir parti olarak siyaset hayatına giren grupların denge unsuru olma niyet ve çabalarından henüz yeterli sonuçlar alınmış değil. Irkçı popülist partilerin sadece taraftarları artmıyor, siyasetteki etkileri de artıyor. Dünyadaki, Avrupa’daki ve ülkedeki her gelişmeyi bir fırsata dönüştürmeyi başaran bu grup ve partiler, gündemin ana belirleyicisi pozisyonunu çoktan elde etmiş durumdalar. Orta sınıfların hızla bu kesimlerin çekim gücü eksenine girmesi gelecekle ilgili endişeleri yükseltiyor.

Bu gelişmelerden olumsuz etkilenenlerin başında Türkler, Müslümanlar ve diğer yabancılar geliyor. Aşırı sağa yönelme konusunda on yıllarca ekonomik sıkıntıları bahane olarak sunmaya çalışanlar, zihinlerdeki kirlenmeyi bu kez mülteciler, aşırı dinciler, teröristler vs gibi sahte gerekçelerin gölgesinde hala saklamaya çalışıyorlar.

Almanya’nın sosyal ve siyasi açılardan hızla karanlık geçmişine doğru koştuğu artık her gözün gördüğü yalın bir gerçektir. İktidardakilerin bunun önüne geçmek için, aşırı sağcıların ellerindeki kozları almak bahanesiyle onlara hizmet eden uygulamalara yönelmeleri kötü gidişatı durduramayacağı bir yana onların daha cesaretlenmesine ve saldırganlaşmasına sebebiyet verecektir. İstatistikler, nazi zihniyetine verilen tavizlere paralel Türklere, Müslümanlara, camilere, derneklere yapılan saldırıların yükseldiğini ortaya koymaktadır. Nazilerden daha keskin şekilde Türk düşmanlığına, İslam karşıtlığına, mülteci aleyhtarlığına soyunarak ön almaya çalışmak sadece aptalca bir siyaset değil telafisi mümkün olmayacak korkunç tarihi bir hatadır. Bilhassa merkez partileri ülkenin ve toplumun selameti, barışı ve huzuru için bundan kaçınmak zorundadırlar.

Yabancılar ile yıkılmışlıktan zirveye tırmanan Almanya, yabancılar olmaksızın tekrar yerlerde sürünmeye mahkum kalacağını idrak etmelidir. Çünkü yabancılarla birlikte yaşama tecrübesi, dünya ile barış içerisinde bir araya gelmek için çok mühim bir imkan bahş etmektedir; Almanya yarım asrı aşkın bir zamandır bunun meyvelerini devşirmektedir. Bunun dışındaki içe kapanmacı veya saldırgan politikalar yalnızlaşmak ve insanlık alemine yabancılaşmak anlamına gelmektedir.

Alman siyaset dünyasının, medyasının ve akademik çevrelerinin konu üzerinde kafa yorarken akıllarına ilk gelen, aşırı sağcı nazi eğilimlileri nasıl tatmin edecekleri ve yabancılara karşı tedbirler düşünmek olmamalıdır. Bu çıkmaz sokaktır. Ekonomik göstergelerin mükemmel olmasına rağmen siyasette çalan tehlike çanlarının önüne almak için yapılması gereken ilk iş ‘Biz nerede hata yaptık?’ sorusunu sormak ve bunu samimiyetle cevaplandırmaktır.

 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
ARŞİV
banner4