banner3

23 Temmuz 2018 Pazartesi

KRV DİTİB ile işbirliğini bitirdi

Belçika aile birleşimini zorlaştırıyor

Belçika'da, aile birleşimi yoluyla ülkeye gelmek isteyen Türk kökenli vatandaşlara yönelik engeller artıyor.

06 Şubat 2018 Salı 11:47
Belçika aile birleşimini zorlaştırıyor
 


Artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve aşırı sağcı söylemlerin yasalara da yansıdığı ülkede, kişilerin aile birleşimi yoluyla eşlerini ülkeye getirmesi giderek zorlaşıyor

Belçika'nın 2011 ve 2016 yıllarında aile birleşimi mevzuatında yaptığı kısıtlayıcı değişiklikler, aile birleşimini gerçekleştirmek isteyen bireyler için ağır şartlar taşıyor

Türkiye'den Belçika'ya aile birleşiminin sağlanması için verilen vize sayısı 2011'de bin 265 iken, tüm kısıtlamalar uygulamaya girdikten sonra bu sayı 2016 yılında 461'e düştü

BRÜKSEL - Avrupa genelinde artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı, aşırı sağcı popülist söylemlerden en fazla etkilenen ülkelerden biri olan Belçika'da, aile birleşimi yoluyla ülkeye gelmek isteyen Türk kökenli vatandaşlara yönelik engeller artıyor. 

Bu konuda yapılan çalışmalar, Belçika'da özellikle 2011-2016 yıllarında bu alanda yapılan yasal düzenlemelerin, Belçika'daki Türk kökenli vatandaşların haklarına ciddi kısıtlamalar getirdiğini ortaya koyuyor. 

Belçika Türk Dernekleri Başkanı Rıfat Can, aile birleşimine ilişkin Belçika yasalarında gerçekleştirilen değişikliklerin yeni gelmek isteyen kişileri engellemeyi amaçladığını söyledi.

Başvuru yapan bireylerin vize alma süreçlerini, gelirlere ilişkin düzenlemeler ile kişiler hakkında yürütülen soruşturmaların zaman zaman çok uzun sürmesinin zorlaştırdığına dikkati çeken Can, kişilerin Belçika'ya geldikten sonra da sıkıntı çekmeye devam ettiğini anlattı.

Can, aile birleşimi yoluyla Belçika'ya gelen kişinin zorunlu olarak uyum kurslarına gitmesi gerektiğini, bu kursa gitmeyen kişilere yüksek miktarlarda cezalar kesildiğini ifade etti.

Ülkeye yeni gelen bir kişinin temel ihtiyaçlarını gidermek için çalışması gerektiğine işaret eden Can, "Bu kişiler çalışma zorunluluğuyla kursları takip edemiyor. Biz de bu kursların faydalı olduğunu düşünüyoruz ancak ceza yerine kişilerin teşvik edilmesinin daha olumlu sonuçlar vereceğini düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

4 yıldır eşini getiremiyor

Belçika'da yaşayan Süleyman Özcan, 4 yıldır evli olduğu eşini Belçika'ya getiremediğini, aile birleşimini gerçekleştiremediği için mağdur olduğunu söyledi. 

Aile birleşimi için 3 defa başvuruda bulunduğunu dile getiren Özcan, "Başvuruma 3 kere ret cevabı geldi. Düğün, balayı fotoğrafı gibi ek belgeler istediler, bunları sunamadığım için resmi olarak evli olmama rağmen sahte evlilik yapmakla itham ediliyorum." dedi.

Geçen yılın ağustos ayında eşi Ümmühan Yılmaz'ı Belçika'ya getirmek için başvuru yapan Serkan Yılmaz ise başvurusunun hala sonuçlanmadığını, avukatlarının süreç hakkında bilgi edinmeye çalıştığını ancak başarılı olamadığını kaydetti. 

Eşi ve kendisinin başvuru için tüm şartları karşıladığını kaydeden Yılmaz, "Bu süreç, psikolojik olarak çok yıpratıcı. Belgelerimiz tam, hiçbir şekilde bilgi alamıyoruz. Sürecin ne kadar daha uzatılacağını bilmiyoruz. Yeni bebeğimiz oldu, eşim ve oğlumu Türkiye'de bırakıp gelmek zorunda kaldım." diye konuştu.

Aile birleşimi için şartlar ağırlaştırıldı

Belçika'da yaşayan Türklerin, evliliklerinin ardından eşlerini ülkeye getirebilmesi için birtakım şartları yerine getirmesi gerekiyor.

Belçika'nın 2011 ve 2016 yıllarında aile birleşimi mevzuatında yaptığı kısıtlayıcı değişikliklerin aile birleşimi yapmak isteyen bireyler için ağır şartlar getirdiği görülüyor. Belçika Federal Göç Merkezinin Haziran 2017'de hazırladığı "Aile Birleşimi Hakkı" başlıklı rapor da yeni getirilen kısıtlamalarla ortaya çıkan zorluklara dikkati çekiyor. 

Başvuru yapanları zorlayan ilk husus 2011 yılında yaş sınırındaki değişiklikle ortaya çıkıyor. Mevzuat değişimi sonucu aile birleşimi başvurusu yapan eşte aranan 18 yaş şartı, 21’e yükseltildi. 

Öte yandan, başvuru yapan kişinin gelirinin asgari Sosyal Uyum Ödeneği’nin en az yüzde 120’si oranında olması şartı da mevzuata eklenen maddeler arasında yer alıyor. 

Aile birleşimi için 2017 yılı itibarıyla başvuran eşte aranan düzenli gelirin en az bin 428 avro olması şartı koşuluyor. Belçika’da yaşayan eşin kazancının belirlenmesinde geçici iş sözleşmesi, deneme süresinde elde edilen gelirler ile sosyal çalışmalardan kaynaklanan gelir, aile yardımı, genel işsizlik maaşı ve eğitimi tamamladıktan sonra iş buluncaya kadar verilen bekleme maaşının da kapsam dışı tutulması, başvuru yapan kişinin karşılaştığı engelleri arttırıyor. 

Ülkede 2016 yılında yapılan değişikliklerin de aile birleşimine etki edecek önemli kısıtlamaları beraberinde getirdiği dikkati çekiyor.

Bu çerçevede üçüncü ülke vatandaşı bir kimsenin başvurusunun değerlendirilme süresinin 6 aydan 9 aya uzatıldığı ortaya çıkıyor. Bu süre istisnai durumlarda ikişer kez üçer ay olmak üzere toplamda 15 aya kadar uzatılabiliyor.

Mevzuata göre aile bireylerine verilen geçici oturum hakkı 3 yıldan 5 yıla uzatılsa da evli kişilerin tek başına oturum hakkını elde edebilmeleri için eşleriyle en az üç yıl evli kalmaları ve bunun bir yılını Belçika’da geçirmiş olmaları gerekiyor.

Diğer yandan, geçici oturum hakkı verilen üçüncü ülke vatandaşlarının aile bireylerinden Belçika’da geçirdikleri ilk yıl boyunca, Belçika toplumuna uyum sağlamaya gönüllü olduğuna dair kanıtlar isteniyor. Bireylerin zorunlu olarak uyum kurslarını katılması gerekiyor. 

Rakamlar kısıtlamaların Türkleri etkilediğini gösteriyor

Belçika'daki Türk kökenli vatandaşların aile birleşimine yönelik getirilen kısıtlamaların etkisini gösterdiği raporda verilen rakamlarda görülüyor. 

Raporda, Türkiye'den Belçika'ya aile birleşiminin sağlanması için verilen vize sayısının, belirtilen kısıtlamalar getirilmeden önce 2011 yılında bin 265 olduğu belirtiliyor. Tüm kısıtlamalar uygulamaya girdikten sonra 2016 yılında ise bu rakam yüzde 63,5'lik azalmayla 461'e düştü.

Belçika'da yaşayan Türk kökenli vatandaş sayısının 268 bin 500 civarında olduğu göz önünde bulundurulduğunda 2016'daki rakamın ne kadar düşük olduğu daha belirgin bir hal alıyor. 

Ağırlaştırılan şartların oluşturduğu caydırıcı etken ve zorluklar, aynı zamanda vize başvurusu sayısındaki düşüşlerle de kendini gösteriyor.

Raporda, kısıtlamaların uygulanmaya başladığı 2011-2016 yıllarında vize başvuru sayısının yüzde 53 oranında azaldığı gözleniyor. 2011 yılında bin 588 olan vize başvurusu sayısı, 2016'da 747'ye düşüyor.

(AA) Şerife Çetin

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
ARŞİV
banner4