banner3

23 Temmuz 2018 Pazartesi

KRV DİTİB ile işbirliğini bitirdi

Büyükelçi Paçacı: "Filistin ve Kudüs, Türkiye ile Vatikan'ı yakınlaştırdı"

Prof. Dr. Mehmet Paçacı: "Türkiye ile son dönemde Vatikan'ı yaklaştıran şey, Papa Franciscus'un Filistin konusunda, Kudüs'ün statüsü konusunda çok isabetli bir tavır almasıdır."

03 Şubat 2018 Cumartesi 15:07
Büyükelçi Paçacı:
 


Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Paçacı: "Türkiye ile son dönemde Vatikan'ı yaklaştıran şey, Papa Franciscus’un Filistin konusunda, Kudüs'ün statüsü konusunda çok isabetli bir tavır almasıdır"

"(Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Vatikan ziyareti) Bundan önceki ziyaret 1959 yılında yapılmış. Yani çok uzun süreden sonra tekrar Cumhurbaşkanlığı düzeyinde yapılan bir ziyaret olması bakımından bu ziyaret büyük önem taşıyor"

"FETÖ bir terör örgütü ve hiçbir zaman bir diyalog muhatabı olamaz. Hiçbir doğru ve gerçek şeyi temsil etmiyor, bir kere İslam'ı hiç temsil etmiyor bu örgüt. İslam'ı bozan, kendini kabul ettirebilmek, karşı tarafa şirin görünebilmek için İslam’ı tahrif eden, İslam'ın inanç ilkelerini bozma gayretine giren bir anlayışa sahip. Vatikan’ın tanımladığı anlamda da bununla yapılan bir diyalog, hiçbir şekilde diyalog olamaz"


VATİKAN - Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Mehmet Paçacı, iki ülke ilişkileriyle ilgili, "Türkiye ile son dönemde Vatikan'ı yaklaştıran şey, Papa Franciscus'un Filistin konusunda, Kudüs'ün statüsü konusunda çok isabetli bir tavır almasıdır." dedi.

Büyükelçi Paçacı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 5 Şubat'ta Vatikan'a yapacağı ziyaretten önce iki ülke ilişkilerini değerlendirdi.

Vatikan'ın küçük olsa da önemli bir ülke olduğunu dile getiren Paçacı, Türkiye'nin de Vatikan'ın önemini birçok ülkeden önce kavradığını hatırlattı.

Vatikan'ın dünyadaki yaklaşık 1 milyar 200 milyonluk bir nüfusu etkileyebileceğinin altını çizen Paçacı, "Türkiye ile son dönemde Vatikan'ı yaklaştıran şey, Papa Franciscus'un Filistin konusunda, Kudüs'ün statüsü konusunda çok isabetli bir tavır almasıdır. Papa, ABD Başkanı (Donald) Trump'ın aldığı son karar dolayısıyla hatta bu kararın da açıklanmasından önce tutumunu ortaya koydu. Bu tutumla tabii Türkiye'nin tutumu çok örtüşüyor." diye konuştu.

Papa'nın Filistin konusunda son derece net bir biçimde ve her fırsatta dile getirdiği karşılıklı müzakereler ve diyalogla iki devletli çözüme ulaşılması gerektiği yönündeki söylemlerini anımsatan Paçacı, Papa'nın 2014'te Ürdün ziyaretinin ardından işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan Beytüllahim kentine geçtiğini hatırlattı.

Paçacı, Papa'nın İsrail tarafından Batı Şeria'da inşa edilen Ayrım Duvarı'nın yanında programının dışına çıkarak dua ettiğini ve bu durumun o dönemde İsrail'in büyük tepkisini çektiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da Papa'nın bu husustaki hassasiyetini tespit ederek iki kez Papa ile görüştüğünü belirten Paçacı, ziyaretin de bunun akabinde gerçekleştiğine işaret etti.

Paçacı, "Tabii 59 yıl sonra olan bir ziyaret, bundan önceki ziyaret 1959 yılında yapılmış. Yani çok uzun süreden sonra tekrar Cumhurbaşkanlığı düzeyinde yapılan bir ziyaret olması bakımından bu ziyaret büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Vatikan ziyaretinin iki ülke ilişkilerine ivme kazandıracağına dikkati çeken Paçacı, ziyaret çerçevesinde Kudüs konusunun yanı sıra Papa'nın da olumlu baktığı göç ve sığınmacılar meselesinin de gündeme gelebileceğini vurguladı.

Papa'nın bu çerçevede yaptıklarından dolayı birçok kez Türkiye'ye teşekkür ettiğini ve Türkiye’nin desteklenmesi gerektiği şeklindeki ifadelerini hatırlatan Paçacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, uzun zamandır 3,5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. 30 milyar doların üzerinde bir harcaması oldu Türkiye'nin. Türk halkı, göçmenleri bağrına bastı. Aslında Türkiye'nin bütün bu yaptıkları Papa'nın da yapılmasını istediği şeyler. Tabii Papa bunları daha çok Avrupa ülkelerine söylüyor. Yani Avrupa'da bir yabancı düşmanlığı, İslamofobi, ırkçılık ve dolayısıyla göçmenlere karşı olumsuz bir tutum var. Bunlara çok eleştirel değerlendirmeleri var Papa'nın. Dolayısıyla burada da çok örtüşen bir noktadayız Vatikan'la."

"Bir terör örgütü asla diyalog partneri olamaz"

Türkiye'nin PKK/PYD, DEAŞ ve Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) karşı aynı anda mücadele verdiğine işaret eden Paçacı, görüşmelerde terörizmle mücadele konusunun da gündeme gelebileceğini dile getirdi.

FETÖ'nün on yıllar boyunca birçok konu gibi, "Papalığın 1965’te biten 2. Vatikan Konsülü’nden itibaren karşılıklı kabul ve saygı temelinde ilişki geliştirmek olarak tanımladığı ve önem atfettiği diyalog konusunu da istismar ettiğini" belirten Paçacı, şu ifadeleri kullandı:

"Biz her zaman şunu söylüyoruz. FETÖ bir terör örgütü ve hiçbir zaman Vatikan’ın tanımladığı anlamda bir diyalog muhatabı olamaz. Çünkü hiçbir doğru ve gerçek şeyi temsil etmiyor, bir kere İslam'ı hiç temsil etmiyor bu örgüt. İslam'ı bozan, kendini kabul ettirebilmek, karşı tarafa şirin görünebilmek için İslam’ı tahrif eden, İslam'ın inanç ilkelerini bozma gayretine giren bir anlayışa sahip. Vatikan’ın tanımladığı anlamda da bununla yapılan bir diyalog, hiçbir şekilde diyalog olamaz. Dolayısıyla Türkiye'deki Müslümanlarla anlamlı bir konuşma yapmak, onlarla doğru bir ilişki geliştirmek isteniyorsa Papalığın da Katolik dünyasının da bu konuda doğru bir muhatap bulması gerekli."

Paçacı, görüşmelerde ayrıca Türkiye'deki Katolikler ve 1915 olayları gibi konuların da konuşulmasının muhtemel olduğunu ifade etti.

Türkiye-Vatikan İlişkileri

Türkiye ile Vatikan ve Katolik dünyası arasındaki ilişkilerin tarihi, 15. yüzyıla dayanıyor. Türkiye ile Vatikan arasındaki resmi sayılabilecek ilk temsil, Osmanlı Devleti'nin Fatih Sultan Mehmet döneminde Papalığın İstanbul'da sürekli bir temsilci bulundurmasına imkan tanımasıyla kuruldu.

İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın 1959'daki Vatikan ziyaretinin ardından 11 Nisan 1960'da kuruldu. Türkiye'nin Vatikan Büyükelçiliği ise 1962 yılında faaliyete geçti.

Dünyanın en küçük ülkesi Vatikan

Güney Avrupa'da İtalya'nın başkenti Roma toprakları tarafından çevrili olan Vatikan şehir devleti, 0,44 kilometrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en küçük ülkesi konumunda. Toplam sınır uzunluğu 3,4 kilometre olan Vatikan'ın nüfusu yaklaşık 800 kişiden oluşuyor.

İtalya ile 11 Şubat 1929'da imzalanan Lateran Anlaşması'yla kurulan Vatikan'ın kendine özgü teokratik bir devlet yapısı bulunuyor. Genel ya da yerel seçimlerin yapılmadığı ülkede, Papalık makamı boşaldığında 80 yaşını tamamlamamış Kardinallerden oluşan mecliste seçime gidiliyor.

Hristiyanlık dininin Katolik mezhebinin merkezi olan Vatikan'ın başında bulunan Papa Franciscus, 13 Mart 2013'ten bu yana hem Vatikan Devlet Başkanı hem de dünya çapındaki yaklaşık 1,2 milyar Katolik'in ruhani lideri sıfatını taşıyor.

Etnik yapısını çeşitli milletlerden din adamlarının oluşturduğu Vatikan'da en yaygın İtalyanca konuşuluyor.

Vatikan'ın belli başlı gelir kalemlerini tüm dünyadaki Katoliklerden sağlanan bağışlar, İtalyan şirketlerindeki hisse senetleri, kira getirisi olan taşınmazlar, okullar ve sağlık kuruluşlarından elde edilen gelirler ile müze, hatıra para ve pul satışları oluşturuyor.

Vatikan'ın ayrıca yaklaşık 110 Katolik İsviçre vatandaşından oluşan geleneksel giysili sembolik bir ordusu (Vatikan İsviçre Muhafızları) bulunuyor.

Vatikan'ın, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA), Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve Uluslararası Polis Teşkilatı (INTERPOL) gibi kuruluşlara tam üyeliği bulunuyor. Vatikan Birleşmiş Milletlerde ise gözlemci ülke statüsünde.

(AA) Ecenur Çolak

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
ARŞİV
banner4