banner3

18 Kasım 2018 Pazar

DİTİB gitti Selefiler geldi

Merkel'den sonrası

30 Ekim 2018, 13:09
Merkel'den sonrası
 

Geçtiğimiz hafta sonu yapılan Hessen Eyalet Seçimleri’nde büyük bir oy kaybına uğrayan Hıristiyan Demokrat Parti (CDU) başkanı ve Başbakan Angela Merkel Aralık ayındaki kongrede parti başkanlığına tekrar aday olmayacağını söyledi. Ancak Merkel, koalisyon devam ettiği müddetçe Başbakanlık görevini sürdürecek.

2002 yılından bu yana partinin başında olan Merkel, Helmut Kohl’ün 25 yıllık parti başkanlığı rekoruna yanaşamadı ama Konrad Adenauer’i (16 yıl) yakaladı. Kendisini politikaya sokan H. Kohl’e karşı çıkarak parti başkanlığı koltuğuna (2000) ve daha sonra Gerhard Schröder’i geçerek Başbakanlık (2005) koltuğuna oturan Merkel, zaman içerisinde kendisini silik ve kısa yol koşucusu görenleri yanıltarak partisine, Almanya’ya ve Avrupa’ya damgasını vuran kişi oldu. Bu başarılarıyla dünyada da Almanya’ya önemli bir yer edindirdi.

İki Almanya’yı birleştirerek milli kahraman haline gelen Kohl’ün kaybettiği seçimin ardından ortaya çıkan partiye bağış skandalı nedeniyle görevi bırakması (1998) Merkel’in önünü açtı. Doğu’dan gelmiş bir protestan olarak Kohl’ün prensesi muamelesi gören Merkel, 2 yıl Wolfgang Schäuble’nin emaneten yönettiği partide, daha bilinen eski isimler, ağır toplar varken, bağış yolsuzluğu sebebiyle doğrudan Kohl’ü hedef alan çıkışlarının etkisiyle parti başkanlığına oturan isim oldu.

Almanya ve Avrupa’da sosyal demokrasinin zayıflamasına sebep olan Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) başkanı G. Schröder’e karşı girdiği 2005’teki başkanlık yarışında rakibini geçmesi, ülkede yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Seçimden sonra CDU ve SPD Merkel başkanlığında koalisyona giderken, Merkel’in altında bakan olmak istemeyen G. Schröder, aktif politik kariyerini bitirmiş oldu. Bundan sonra Almanya’da sosyal demokratlar hiç bir seçimde Merkel’in karşısında tutunabilecek bir aday bulamadılar.

Merkel’in beklenenin aksine partisine damgasını vurması zor olmadı. Yönetimdeki başarısı ve parti içerisinde uyguladığı taktiklerle potansiyel adayları safdışı bırakmasını bildi. Almanya’nın Avrupa Birliği (AB)’nin sahibi konumunu kazanması, ekonomiyi istikrarlı hale getirebilmesi, bilhassa 2008 krizinden sonraki gerçekçi ve başarılı tutumu, işsizliğin azalması, enflasyonun minimum rakamlara düşmesi, peşpeşe gelen dünya ihracat rekortmenliği gibi başarılar Merkel’i güçlendirdi.

Angela Merkel, ekonomideki başarısını dış politikada da gösterdi. Almanya’yı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)’ne sokma niyetleri fazla dillendirilemeden sönse bile, dünyadaki etkin siyasi gücünü giderek arttırdı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile gerektiğinde (dinleme skandalı ve ekonomik yaptırımlardaki gibi) dişe diş mücadeleyi göze alırken, Rusya, Çin, Hindistan gibi ülkelerle ilişkilerini dengeli şekilde sürdürmeyi başardı. Askeri alanda fazla dikkat çekmeden dünyanın bir çok çatışma bölgesine asker gönderen, silah satan ülke oldu.

Merkel döneminde Türkiye-Almanya ilişkileri inişli çıkışlı oldu. Ak Parti iktidarının ilk yıllarında, Türkiye’nin AB vizyonu çerçevesinde atılan adımlardaki en büyük destekçisi Almanya idi. Ülkede yaşayan 3,5 milyonu aşkın Türk ve Türkiye’nin en büyük ticari partneri oluşu bunu destekledi. Ancak Merkel ve partisi hiç bir zaman Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini savunmadılar, aksine karşı çıktılar. Merkel’e göre Türkiye için uygun formül tam üyelik değil, çerçevesi ve şartları her iki tarafın (AB ve Türkiye) menfaatlerine göre şekillenecek ‘imtiyazlı ortaklık’ idi. Türkiye ise, ülkedeki demokratik gelişmelerle Almanya’nın bu görüşünün değişeceği kanaatiyle tam üyelik ısrarını sürdürünce belli bir zaman sonra ilişkilerde gerilimler başladı. Taksim’de 1 Mayıs Mitingi, Gezi Hadiseleri, Türkiye’deki insan hakları meselesi gibi konuların da beslediği gerilim, ilişkilerin iyice kötüleşmesi ve AB nezdinde kopmasına yol açtı.

Bununla birlikte Merkel, Türkiye konusunda hep mutedil olmaya çalıştı. Çok konuşmaması, konuştuğunda kullandığı politik dil ve bazı şeyleri zamana yayarak çözme taktiği ile kavganın ortasında yer almamayı bildi. Mültecilerle ilgili R. Tayyip Erdoğan ile yaptığı anlaşmayı Almanya ve Avrupa için hayati değerde gördüğü için, geçen yıl yapılan seçimlerde büyük oranda oy kaybına sebebiyet vermesine rağmen ısrarla savunmayı sürdürdü, Türkiye’nin tavrını her platformda övdü.

Türkiye ile ilgili politik tavrını kurulan koalisyon ve hükümet protokollerine de aksettiren Merkel, tam üyelik perspektifini tamamen kapatırken, Türkiye’ye imtiyazlı ortaklık dışında tercih imkanı bırakmayan adımları ustalıkla attı. Günün siyasi kavgaları ve seçim atmosferi nedeniyle bu husus Türkiye’de pek dikkat çekmedi. Bu nedenle, geçtiğimiz ay Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın Almanya’ya yaptığı ziyarette Avrupa siyasetiyle alakalı konular geri planda bırakıldı. Ekonomik alana dönük adımlar dışındaki konularda bol bol dilek ve temenniler dile getirildi.

Şu bir gerçektir ki, Merkel’in iç politikadaki tavrı ve bilhassa Türkiye ile ilişkileri ülkede aşırı sağ unsurların büyüyüp güçlenmesine yol açtı. CDU-SPD koalisyonu aşırı sağcı, popülist AfD’yi (Almanya için Alternatif) ana muhalefet partisi konumuna yükseltti. Gerek Merkel’in gerekse diğer kitle partilerinin bu gidişata dur diyecek etkili bir tavırları ve programları hala yok.  

Her ne olursa olsun Merkel tarihe, Almanya’nın bir dönemine damga vuran isim olarak geçecektir. Mütevazi, çalışkan, kararlı, problem üreten değil problem çözen tavrı ile anılacaktır. Ancak kendisinden sonra partinin nasıl bir yola gireceğini zaman gösterecektir. Ülke için en büyük iki tehlike; partinin başına silik bir ismin geçmesi ile sağ oyların AfD gibi partilere kayması veya gelecek kişinin aşırı sağ oyları partiye çekmek için popülist politikalara yönelmesidir. Bu sadece Almanya’nın değil Avrupa’nın dengelerini de sarsacak sonuçlar doğuracaktır. Bu tehlikenin birinci derecede tehtidi altındakiler ise Almanya’da yaşayan Türkler olacaktır.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
ARŞİV
banner4