banner3

20 Temmuz 2019 Cumartesi

Toplumsal müesseselere güven kaybı Almanya için büyük tehlike

Türkiye’nin atmosferi

27 Haziran 2019, 10:31
Türkiye’nin atmosferi
16 Nisan 2017’deki Anayasa referandumunun ardından geçen iki yıllık sürede Türkiye tam bir seçimler ülkesi oldu. Terörle mücadele, ekonomideki sıkıntılar, dış politik ilişkilerdeki gelişmeler gibi hayati konular sürekli gündemde varlığını muhafaza ederken, yapılan seçimler bazen bunları kenara itilecek derecede gölgede bıraktı, bazen de bu konular seçimlerin seyrini değiştiren gerekçeleri ürettiler.

31 Mart’taki mahalli seçimler, şimdiye kadar yaşanan mahalli seçimlerle kıyaslandığında çok daha değişik ve gerilimi yüksek dozajda bir yarışa sahne oldu. Bir ittifaklar savaşı şeklinde geçen seçimlerden, hem Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı hem de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İyi Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı birçok açıdan tatmin olarak çıktılar.

Cumhur İttifakı genel oy oranındaki yüksekliğiyle zafer elde ettiğini söylerken, Millet ittifakı Türkiye’nin büyük şehirlerinde bilhassa Ankara, Adana, Mersin ve İstanbul’da elde ettiği üstünlükle kendisini seçimin galibi görüyordu. Fakat İstanbul’daki seçimlerle ilgili tartışmalar, tüm yurtta yapılan seçimlerin değerlendirilmesine fırsat bırakmadı, gündem Yüksek Seçim Kurulu’nun sonunda yenilenmesine karar verdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine kilitlendi.

Yurt içi ve yurt dışındaki insanlarımız yanında dünya kamuoyunun da yakından takip ettiği seçimler, hangi ittifakın kazanacağının merak edilmesi kadar Türkiye’de demokratik nizamın muhafazası ve istikametinin belirlenmesi açısından da mühimdi. Bilhassa yabancı çevreler, Türkiye’de koltukların seçimler yoluyla değişip değişmeyeceği hususunda şüphe duymaktaydılar. Tarafların sürdürdüğü sonu gelmez tartışmalar ve seçim propaganda sürecinde ana konunun bu çerçeveye hapsedilmesi merak ve endişeleri artırmaktaydı. Halbuki daha önceki seçimlerde benzer tartışmaların yaşandığı başkent Ankara’da ve birçok başka yerde belediye başkanlığı koltuğu seçmenin tercihi yönünde sıkıntısız şekilde el değiştirmişti.

Endişeleri arttıran seçimi 13 bin oy gibi az denebilecek bir oy farkıyla kaybeden Cumhur ittifakının, eldeki iktidar imkanları ile medya gücünü kullanarak ve gerekirse centilmenlik dışına da çıkmak suretiyle yarışı kendi lehinde sonuçlandırmaya teşebbüs edeceği şüpheleriydi. Seçim öncesi içinde bulunulan gergin ortam ve bazı parti yetkililerinin sert üslubu bu kanaatleri daha da besliyordu. Türkiye’nin istikrarına, milletin birlik ve beraberliğine karşı olan bazı çevrelerin bu düşünceleri besleyen söz ve davranışları iç ve dış kamuoyunda ziyadesiyle etkili oluyordu. Tüm bunlar İstanbul gibi Türkiye ve dünya için önemli 16 milyonluk bir şehrin Türkiye siyasetinin geleceğine muhtemel etkisiyle birleşince gösterilen ilgi daha da büyüyordu.

Nihayet seçimler planlandığı gibi 23 Haziran’da herhangi bir hadise çıkmadan ve kayda değer bir aksaklık yaşanmadan yapıldı. Çok büyük bir katılımla gerçekleşen seçimlerde ipi göğüsleyen Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu oldu. Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 800 bin oyluk bir fark yakalayan İmamoğlu’nu centilmence kutlayarak seçim sonuçlarını kabullendiler. Çeyrek asırdır İstanbul’u yöneten ve bu zaman içerisinde yaptığı hizmetlerden dolayı seçimleri alacağına kesin gözüyle bakan Ak Parti ve müttefiki MHP, şehri yeni bir yönetime devretme hususunda herhangi bir itiraz veya bahaneye sığınmaya tevessül etmediler. Bu partilerin demokrasiye saygıları hususundaki çoğu spekülatif yorum ve iddialar böylece havada kaldı.

Türk halkının sandıklara sahip çıkması ve verdiği açık mesaj herhangi bir tartışma ve spekülasyona fırsat bırakmayacak derecede açıktı. Bir hayli iç ve dış problemle mücadele içindeki ülkede çekişmeli seçimin tartışmasız sonuçlanması hemen gerilimin düşmesini başlattı. İktidar ve muhalefet seçimlerle yorulan ülkeyi asıl gündemine döndürmek için en azından şimdilik kavga, çekişme ve gerilime ara vermiş görünüyorlar. Tatile gelecek insanlarımızı - geçen seneye göre pahalı da olsa - politik tartışmaların azalmaya, insanların birbirlerini düşman görmekten vaz geçmeye başladığı güzel bir Türkiye bekliyor.

Avrupa'daki insanlarımıza hayırlı tatiller dilerken izin yolunda dikkatli, sabırlı olmalarını ve trafik kurallarına azami ölçüde uymalarını hatırlatmak isterim. 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
ARŞİV
banner4