banner3

20 Temmuz 2019 Cumartesi

Toplumsal müesseselere güven kaybı Almanya için büyük tehlike

DİTİB neden hedefte?

DİTİB hakkındaki suçlamalar hakkında Kayhan Demirbağ'ın yorumu

26 Ocak 2017 Perşembe 13:45
DİTİB neden hedefte?
 

Almanya’da haftalardır bitmek bilmeyen bir tartışma buradaki vatandaşlarımız tarafından yakından izleniyor. Konu insanlarımızın teveccühünü kazanmış ve Almanya’daki Türk göçmenlerinin kurduğu sivil toplum kuruluşları arasında en güvenilir kurumlardan birisi olma özelliğini taşıyan Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB)’e yönelik suçlamalar ile ilgili. DİTİB’de görev yapan az sayıda din görevlisi Türkiye’de hain bir darbe teşebbüsüne karışmış bir örgüt hakkında bilgi toplamakla itham ediliyor. Oysa ki, bir devletin kendi ülkesi için güvenlik sorunu teşkil eden bir yapı hakkında bilgi talep etmesi kadar doğal bir şey yoktur. Örneğin Federal Alman makamları ülke içinde potansiyel tehdit gördükleri herkes ve her şey hakkında vatandaşlarından bilgi talebinde bulunmakta, bunu da gayet haklı olarak “vatandaşlık görevi” diye adlandırmaktadır.


Her nedense başka bir ülkenin makamları güvenlik gerekçesiyle böyle bir istekte bulunduklarında bazı çevreler bunu “casusluk” diye tanımlayabilmektedir. Batı Avrupa’da yaşayan Türk göçmenler alışkanlık haline gelmiş bu çifte standarda artık yabancı da değillerdir aslında. Bu ciddiyetsiz davranış biçimine aslında en güzel 2013 senesinde aramızdan ayrılan sinema ve tiyatro üstadı Nejat Uygur ile karşılık vermek gerekir: “Sizinki can da bizimki patlıcan mı?” Kimsenin kimseyi aldatmasına gerek yok. Herkes herkesin asıl niyetini çok iyi biliyor. Kimin kime hangi amaçlar için destek verdiğini, kimin kime hangi amaçlar için zarar verme eğiliminde bulunduğunu, kimin kimlere kapılarını sonuna kadar açtığını, maddi ve manevi yardımda bulunduğunu herkes gayet iyi biliyor. Bilgi ve enformasyon çağının en güzel artılarından birisi de bu belki.

 

DİTİB’in hedef haline gelmesi yeni bir olgu değil. Yıllardan beri çeşitli yetkililer Türkiye’nin DİTİB üzerinden Almanya’nın iç işlerine karıştığı iddiasını dillerine dolamaktadır. Söz konusu iddia zaman zaman devlet televizyonlarında yayımlanan belgeseller vasıtasıyla zaman zaman da bizzat bakanlar tarafından dile getirilmektedir. Ancak DİTİB’in geçtiğimiz yıl Alman Federal Meclisi’nden sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısına istenilen desteği vermemesi bazı çevrelerin sabrını taşırmış olmalı ki, tam da bu tarihten sonra DİTİB kurum olarak hedef seçilmiş, basın ve medyada olumsuz haberler yayımlanmaya başlanmış, siyaset ve bürokrasi DİTİB’e karşı baskıyı artırmıştır.

 

Almanya’daki Müslüman ve Türklerin uyumu, toplumun huzuru için yıllardır mesai harcayan, Federal Uyum Zirvesi ile Alman İslam Konferansı üyesi olan, birçok eyalette İslam din dersleri müfredat kurulunda bulunan ve ceza evlerinde yatan kader mahkumlarına manevi rehberlik sunan DİTİB dünyada birçok ülkeyi tehdit eden radikalizme karşı güçlü bir siperdir. DİTİB din görevlileri sahih İslam itikadı çerçevesinde barış odaklı din hizmetleri sunmaktadırlar.

 

Alman yetkililer ise DİTİB ile Türkiye arasında bulunan bağdan rahatsızlık duyduklarını açıkça dile getirmektedir. Bu şahıslar DİTİB’in tüzüğünün değişmesini, Türkiye’den artık din görevlisi gelmemesini, din görevlilerinin maaşlarının Ankara tarafından ödenmemesini talep etmektedir. DİTİB’in “yapısal, finansal ve ideolojik” olarak reforme edilmesi gerektiği de bu kişiler tarafından sıkça dile getirilen bir istektir. Hatta bazı siyasiler daha da ileri giderek DİTİB ile Ankara arasında bulunan bağların koparılmasını olmazsa olmaz saymaktadır. Almanya Türk Cemaati (TGD) Başkanı Gökay Sofuoğlu ve Federal İşişleri Bakanı DİTİB içerisinde bulunan ve “DİTİB’i içeriden değiştirme” arzusunda bulunan bir kesime “destek verilmesi” ve bunlar ile yola devam edilmesi gerektiğini açıklamışlardır.

Basına konuşan bir Federal İçişleri Bakanlığı sözcüsü de – belki de bu nedenle - DİTİB’e karşı suçlama ve iddialar yüzünden soruşturma başlatılmasına rağmen kurum ile diyaloğun sürdürülmesinden yana olduğunu belirtmektedir.

 

Diğer yandan Rheinland-Pfalz ve Aşağı Saksonya Eyaletleri, İslami kurumlar ve DİTİB ile ön görülen devlet anlaşmalarını durdurmuştur. Aşağı Saksonya’dan gelen açıklamada, Ocak 2018 de yapılacak Eyalet Seçimleri sonrasında pazarlıkların devam edeceği aktarılmaktadır. 

Anahtar Kelimeler: Ditib Almanya Uyum

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
ARŞİV
banner4