banner3

23 Eylül 2019 Pazartesi

Toplumsal müesseselere güven kaybı Almanya için büyük tehlike

Hongkong Dersleri

17 Ağustos 2019, 18:27
Hongkong Dersleri
Uzun asırların kanlı imparatorluğu Çin, Doğu Türkistan ve Hongkong’da yaşananlarla insanlık için ekonomik tehditten öte büyük bir tehlike olduğunu gösterirken, Türk kamuoyunun hadiselere ilgisizliği dikkat çekiyor.

ABD’nin Orta Doğu’da ve sınırlarımızda işlediği cürümlere sessiz kalan kamuoyumuz, benzer bir tutumla Rusya’nın Kırım’da ve Suriye’de işlediği insanlık suçlarına karşı da kör, sağır ve dilsiz olmayı tercih etmekte. Putin’in ülkesinde izlediği baskıcı, zalim politikalar, muhaliflerine karşı ölçüsüz davranışları, yaygın tutuklamalar ve insan hakları ihlalleri de pek ilgi çekmiyor.

Kırım’daki açık Rus işgalinin savunulduğu, Uygurlara karşı izlenen vahşi Çin asimilasyon politikalarının meşru gösterilmeye çalışıldığı, Suriye’de masum sivillerin Ruslar, bir çok ülkede ABD tarafından bombalanmasının sıradanlaştığı bir dönemde tüm bunları sineye çekmek zorunda kalıyoruz.

Hongkong’da zanlıların Çin’e teslimini kolaylaştıran kanun tasarısına karşı geniş halk kitlelerinin başlattığı yaygın protesto gösterileri üçüncü ayını tamamlıyor. Bazı Uygurların Çin makamlarının eline geçebilecek şekilde Türkiye’den sınırdışı edilmesine duyarsız çevreler, şimdiye kadar 700 kişinin tutuklanmasına yol açan bu eylemlere karşı da gözlerini yummaktalar. Yapılan gösterileri sonlandırabilmek için aşırı güç kullanan, halka göz yaşartıcı bomba ve plastik mermilerle saldıran hükümet güçleri, radikal kişi ve gruplara rağmen ısrarla barışçı yol izleyen kitleleri kriminalize etmek için her türlü metodu deniyor, ancak bunlar yüzbinlerce kişinin sokağa çıkmasını engelleyemiyor.

Çin, protestocuların ‘dış güçler’ tarafından idare edilip yönlendirildiğini ispat etmek için çırpınırken, delil olarak sadece ‘iliştirilmiş’ bazı kişilerin taşıdıkları başka ülke flamalarına ve bazı marjinallerin sıradışı eylemlerine dayanmaya çalışıyor. Öte yandan yapılan bazı araştırmalar, göstericilerin büyük ölçüde şunun bunun oyununa gelmeyecek derecede şuurlu, iyi eğitim almış kişilerden oluştuğunu gösteriyor. Bir araştırmaya göre eylemcilerin en az yüzde yetmişlik bölümü yüksek okul mezunu ve iş-güç sahibi. Eylemleri internet üzerinden haberleşerek düzenleyip idare ediyorlar, polisin eline düşmemek için herkes anonim kalmaya gayret ediyor, bir liderlikleri yok ve kararları internet üzerinden yaptıkları oylamalara göre başlatıp bitiriyorlar.  

Hongkong halkı için gösteriler yoluyla belli sonuçlara ulaşmak alışılmış bir mücadele yöntemi. Çin’in her türlü etki ve baskısına karşı kısa sürede organize olarak sokağa çıkıp haklarını savunuyorlar. 2012 yılında eğitim sisteminde Çin nüfuzunu arttırmaya yönelik reform planına karşı yüz binlerce kişi sokağa inmiş ve planın geri çekilmesini sağlamıştı. 2014 yılında da seçim hakkı için ayaklanan Hongkong’lular 79 gün boyunca şehrin büyük bölümünü adeta işgal altında tutmuştu. Bu kez eylemler üçüncü ayını doldururken hem Çin güdümündeki yönetim hem de halk geri adım atmama hususundaki kararlılığını sürdürüyor. Dünya kamuoyu, Hongkong’luların bu sefer de kazanacaklarına inanıyor.

Hongkong’daki eylemlerden bizim alabileceğimiz en önemli ders belki de Çin gibi devasa bir güce karşı mücadele edilebileceği ve sonuç alınabileceği gerçeği. Karşınızdaki güç ne kadar büyük ve acımasız olursa olsun hedefin belli, davanın haklı, metodun barışçıl, izlenen siyasetin samimi olması başarıya giden yolu açmaya yetiyor. 

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
ARŞİV
banner4