banner3

21 Ocak 2021 Perşembe

FC Köln’ün Cami siluetli forması satışa sunuldu

Divan-ı Hikmet Sohbetleri

1. Divan-ı Hikmet Sohbeti Ankara'da yapıldı. Programa Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katıldı.

12 Ocak 2016 Salı 13:08
Divan-ı Hikmet Sohbetleri

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, UNESCO 2016 Hoca Ahmet Yesevi Yılı Anısına düzenlenen “Divan-ı Hikmet Sohbetleri” programına katıldı. Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından düzenlenen ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa konuşmacı olarak katılan Kalın, Hoca Ahmet Yesevi’nin hayatı ve eserleri hakkında konuşma yaptı. 

Bir katılımcının, “Şu anda dünyada İslamiyet’e karşı bir saldırı var. DAEŞ üzerinden siz demokrasiye laik değilsiniz, siz modern dünyanın parçası değilsiniz gibi saldırılar geliyor. Bununla ilgili neler yapmalıyız?” sorusu üzerine Kalın, şu cevabı verdi:


“Son yıllarda İslam dünyasına terör olayları üzerinden yapılan saldırıları püskürtme noktasında öncelikle İslam dünyasının üzerine büyük sorumluluklar düşüyor. Batı da İslamofobi’nin yükselişe geçiyor olmasını kınamakla yetinemeyiz. Buna karşı biz kendi geleneğimizi, inancımızı, medeniyetimizi, sanatımızı, estetiğimizi nasıl anlatacağız dünyaya bunun üzerinde konuşmamız gerekiyor. Dünyaya anlatmak için o hikayeyi önce bizim anlamamız lazım. Daha kendi ruh dünyamızda kendi hikayemizi inşa edemediğimiz için kendimizin henüz o manada ben idrakine ulaşamadığımız için savrulmalar yaşıyoruz. DAEŞ gibi terör örgütlerinin İslam gibi bir barış, merhamet, irfan ve hikmet dinini ağzına alarak terör eylemi yapıyor olması bile elbette öncelikle İslam dünyasının cevaplaması gereken bir sorudur. Nasıl oluyor da bu insanlar çıkıyorlar ve dinimizi bu şekilde istismar ediyorlar. Ben bu konuyla ilgili geçenlerde de yaptığım bir konuşmada iki düzlemde bu konunun ele alınabileceğini söylemiştim. Birisi; sosyoekonomik şartların analiz edildiği düzey, ikincisi de; zihin dünyasının analiz edildiği düzeydir. Şüphesiz sosyoekonomik anlamda bu tür radikal örgütler, terör örgütleri nasıl ortaya çıkıyorlar, ne tür bir yabancılaşma sürecinden geçerek buralara geldiler. Şüphesiz bunları analiz etmemiz gerekiyor. Zihin dünyasına da bakmamız lazım. Nasıl oluyor da böyle hiçbir ileri tutarı olmayan, hele ki İslam geleneğiyle bağdaştırılması mümkün olmayan insan karşıtı, tabiat karşıtı, tanrı karşıtı eşlemler İslam adına yapılabiliyor. Bunları elbette İslam dünyasının, alimlerin, düşünürlerin ve kanaat önderlerinin de analiz etmesi gerekiyor. Bu tür olaylar olduğunda asla umutsuzluğa kapılmamak lazım. Şu anda bir ciddi bir türbülans döneminden geçiyor İslam dünyası. Ama bu krizlerle baş edebilecek, bu krizleri aşabilecek tarihi, kültürel, ekonomik ve insani sermayeye sahip olduğunu düşünüyorum ben İslam dünyasının. Burada kendi medeniyetimize sahip çıkarak, başkaları karşısında da aşağılık kompleksine kapılmadan, bu geleneğin kendi öz damarını ortaya çıkartarak modern dünyada hem bu sorunlara cevap verebiliriz ama daha önemlisi bu anlam ve özgürlük arayışını, hikmet ve hüküm arasındaki denge arayışı konusunda belki bizim İslam dünyasının sınırlarını da aşacak bazı şeyleri dünyaya söylememiz mümkün hale gelecektir.”

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
ARŞİV
banner4